Mısra Koleksiyonu · Hikâye
Pencere Kenarı
An · Yaklaşık 3 dk
Yaşlı adam her sabah aynı saatte pencereye otururdu. Camın önündeki saksıdaki nane, onun tek düzenli konuşmacısıydı.
"Bugün rüzgâr güneyden," derdi kendi kendine. "Demek yağmur uzakta kalacak."
Komşular onu selamlardı; o başıyla karşılık verirdi. Konuşmazdı çünkü sözcükler artık biriktirilmek için değil, azaltılmak içindi.
Bir gün saksı devrildi. Toprak döküldü, nane kökleri açığa çıktı. Adam eğildi, toprağı avucunda topladı. "Sen de yoruldun," dedi.
Ertesi sabah yeni bir saksı getirdi. Aynı yere koydu, aynı saatte oturdu. Pencere kenarı yine bir ritüel gibiydi — küçük, sessiz, tam.